• BIST 106.588
  • Altın 268,562
  • Dolar 5,7159
  • Euro 6,3130
  • Adana 20 °C
  • Ankara 5 °C
  • İstanbul 14 °C

Siyasi taklacılar

Sefa Saygıdeğer

"Ya şimdi bu başlık nereden çıktı?" diyeceksiniz. Deyin tabi deyin de ben de anlatayım.


 Sabahları işe başlamadan önce gazete okumak gibi bir alışkanlığım vardı şu internet medyası bu kadar yaygın değil iken. Ama artık neredeyse her şeyi internet medyasından okur hale geldim. Ama yine de elime mürekkep kağıt değmezse rahat edemiyorum gazetelere göz atıyorum.


Bu sabah da mürekkep koklamak, gazete kağıdı tutmak istedim. Aldım gazeteleri, şöyle bir baktım. Köşe yazıları, haberler, gündem, baskı tesisleri, gazete çalışanları, haberlerin imzaları derken bayağı bir zaman geçmiş okuyana kadar.


Dikkatimi iki konu çekti bu sabah gazetelerde.


Birincisi haberlere verilen başlıkların ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladım. Serden Çevik kardeşimi bir kez daha takdir ettim. Habere bakarken başlığın önemi çok büyük oluyor dikkatinizi çekmezse şööööyle bir bakıp geçiyorsunuz. Yok eğer başlık güzelse, o zaman o haberi sonuna kadar okuyabiliyorsunuz. Örneğin bu sabah sohbet ettiğimiz bir gazeteci ağabeyimin, ayakkabı boyacısının sakladığı gazetedeki uzun bir haberin akıcılığını övüp, tebrik etmesi büyük bir gurur. Yazanın da, düzeltenin de, saklayanın da eline sağlık.


İkincisi bazı köşe yazarlarının yazılarını nasıl yazdığını düşündüm. Dikkatimi çeken ikinci konu buydu. Kim kiminle sohbet ediyorsa, kimi kendine yakın görüyorsa, ya da kiminle akşam yemeğe gidiyorsa bir gün sonra o zatı muhteremleri yazının konusu olarak görebiliyorsunuz. Tabi bütün köşe yazarlarını kastetmiyorum, çoğunu tenzih ederek söylüyorum. Bu yazıyı yazarken olumsuz eleştirilere maruz kalacağımı da biliyorum. Olsun eleştirilmek te güzeldir eleştirmek kadar. Doğru algıladığınız sürece. Hakaret içermedikçe. Her ne hikmetse bu sohbetlerin ardından beraber olunan zatı muhteremin hoşlanmadığı kişiler de ertesi gün yazılan o  yazılarda kısmen hedef haline gelebiliyor.  Bugün abim, canım, başarılı, çığır açtı, destan yazdı denilen kişiler bu defa kendine Müslüman, ne perhiz ne lahana turşusu, hani geçit vermeyecekti, kendi kendine dizayn ediyor gibi eleştirilerin hedefi konumunda olabiliyor.  Sonra da insanların medyaya güvenmediğinden yakınıyoruz. Tenzih ettiğim isimleri tek tek yazmayayım çok uzar ama o isimlerin şu anki durumu da 'el sever, ceremeyi biz çekeriz' durumundalar.  "Sana ne be adam" diyorsunuzdur belki de "rahvan gitsin" diyemedim, karıştım yine işte...

Sağlıcakla kalın.

Başlığa gelince konumuzla alakası yok dedim ya başlık ilgi çekerse yazı sonuna kadar okunuyor diye. İşte bu başlık ta o sebepten.

Bu yazı toplam 1124 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Adanus Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti : CM Bilişim | Adana Haber